İnternet Girişimciliğinin Ekonomik Alandaki Katkısı

Standart

İnternetin kişiler ve şirketler tarafından verimli ve yüksek oranlarda kullanıldığı gelişmiş

ülkelerde, internetin GSYH’ye katkısı sektörlerin katkılarıyla yarışabilecek boyutlara
ulaşabilmiştir. Türkiye’de ise, sağlam bir internet ekosisteminin henüz yaratılamaması
sonucu, internetin GSYH’ye katkısı gelişmiş ülkelerde hesaplanan ortalama katkıdan
(%3,4) ve hızla gelişmekte olan ülkelerde hesaplanan ortalama katkıdan (%2) daha
düşüktür ve %0,9 olarak ölçülmüştür (Şekil 5). İnternetin GSYH’ye katkısının
hesaplanma yöntemi Ek-27’de anlatılmıştır.

İnternetin GSYH üzerindeki etkisi harcama kalemleri bazında incelendiğinde, Türkiye’de

bu katkının %87’sinin özel tüketimden geldiği görülmektedir. Özel yatırımın katkısı %14,

kamu harcamalarının katkısı ise %9 seviyesindedir. Net ihracatın katkısı ise beklendiği

gibi negatiftir ve yaklaşık %10’dur. Bu durum, diğer ülkelerle büyük oranda benzer bir

tablonun ortaya çıktığını göstermektedir. Özel tüketim, gelişmiş ve gelişmekte olanülkelerde internetin GSYH üzerindeki katkısı oluşturan ana unsurdur. Özel tüketim,

gelişmiş ülkelerde GSYH’ye olan katkının %53’ünü oluştururken, hızla gelişmekte olan

ülkelerde bu ortalama %46’dır. Türkiye ekonomisinin büyümesinde özel tüketimin ağırlıklı

bir yer tutması diğer ülkelerle Türkiye arasında görece farklı oranların oluşmasına neden

olmaktadır.

İnternetteki yeni iş modellerini görmek için internet kullanıcısı kitleler tarafından en fazla

ziyaret edilen internet sitelerini incelemek uygun olacaktır. Ocak 2013 itibariyle

Türkiye’de en fazla ziyaret edilen 18 Türk sitesinin 10’u internet girişimciliği sonucu

olarak ortaya çıkmış sitelerdir

Bu liste incelendiğinde internet girişimlerinin en çok içerik, ticaret ve iletişim alanlarında

yeni servisler sunduğu ve değer yarattığı görülmektedir. En büyük internet

girişimlerinden olan Google, Facebook ve Amazon’un toplam piyasa değeri 445 milyar

ABD Dolarına ulaşmıştır.

Yeni iş modelleri veya tamamıyla yeni iş alanları yaratmasının dışında internet,

geleneksel işletmelerin sayısal kanalları kullanarak pazarlama yapması, pazarlama

faaliyetlerini ölçüp daha etkin kullanması veya daha düşük maliyetli iş modelleri ile

hizmetlerini toplumun her kesimine ulaştırarak gelirlerini arttırmasını mümkün kılarak da

ekonomik değer yaratır.

Örneğin 12 ülkedeki 4800 KOBİ arasında yapılan bir araştırma interneti kullanan

KOBİ’lerin iki kat hızlı büyüdüğünü ve ihracat gelirlerinin toplam gelirleri içindeki payının

internet kullanmayanlara göre iki kat daha yüksek olduğunu göstermiştir

İnternet Girişimciliği

Standart

İnternet girişimciliği

İnternet Girişimciliğinin İnternet Girişimciliğinin Tanımı

Girişimci faaliyetin tanımının doğru yapılması, girişimciliğe ait geçerli göstergelerin

ülkeler arasında toplanabilmesi, karşılaştırılabilmesi; analist ve karar vericilerin bu

faaliyetin değer ve biçimini etkileyen faktörleri, üretkenlik, zenginlik ve istihdama katkısı

öncelikli olmak üzere sonuçlarını ve etkilerini daha iyi anlayabilmeleri açısından çok

önemlidir.

Girişimcilik kavramı ilk kez kullanıldığı 1730 yılından bu yana çeşitli ekonomistlerin

katkılarıyla gelişmiş ve 1934 yılında Joseph Schumpeter’in girişimciliği “yenilikçilik” ile

ilişkilendirmesiyle bugünkü genel kabul görmüş anlamına yakın bir hal almıştır.

Schumpeter girişimcileri pazarlarda girişimsel değişimi uygulayan yenilikçiler olarak

tanımlamıştır. Tanımlanan girişimsel değişimin 5 göstergesi vardır:

1. Yeni (veya geliştirilmiş) bir ürünün pazara sunulması,

2. Yeni bir üretim metodunun geliştirilmesi,

3. Yeni bir pazar oluşturulması,

4. Yeni bir girdi kaynağının kullanılır hale getirilmesi,

5. İş yönetimi süreçlerinin yeniden yapılandırılması/organizasyonu [3].

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise girişimciliği, değer yaratma amacıyla

yeni ürün, süreç ve pazarların saptanıp, bunların kullanılması yoluyla ekonomik faaliyet

yaratılması ya da geliştirilmesi olarak tanımlamıştır [4].

Bu tanımlar, girişimcilik konusunun ana hatlarını belirlerken ekonomik değer yaratma

boyutunu öne çıkarmakta ve girişimcinin yeni bir iş yarattığını kabul etmekte olup bu işi

yürütürken aldığı riske vurguda eksik kalmaktadır. Bu eksikliği giderecek şekilde, Avrupa

Birliği, girişimcilik için “Yeni ya da mevcut bir örgütlenmede risk almayı, yaratıcılığı

ve/veya yeniliği sağlıklı bir yönetimle birleştirerek ekonomik faaliyet yaratma ve

değiştirme anlayışı ve süreci” tanımını yaparak risk konusuna daha ön planda yer

vermiştir [5].

Bu rapor kapsamında internet girişimciliği “yeni ya da mevcut kuruluşların asıl iş

alanlarının dışında, risk alarak, yaratıcılık ve/veya yenilikleri sağlıklı bir yönetimle

birleştirerek, internetsiz var olamayacak şekillerde ekonomik faaliyet veya sosyal fayda

yaratma ya da geliştirmeleri” olarak tanımlanmaktadır.

İnternette yapılan herhangi bir işin internet girişimciliği olarak nitelenip

nitelenemeyeceğini belirlemek için işi yapan gerçek ya da tüzel kişinin yeni bir

organizasyon kurup kurmadığına bakılacaktır. Eğer internet üzerinden yapılan iş yeni bir

organizasyon yapılanmasıyla meydana gelmişse, o bir internet girişimi olarak nitelenir.

Eğer internet üzerinden yapılan iş mevcut bir organizasyon tarafından yapılmışsa,

internet girişimi olarak sayılabilmesi için o kuruluşun asıl iş alanının dışında bir alan

olması gerekliliği söz konusu olabilir. Bu durumda, internetten ürün satmak için kurulan

yeni bir şirket internet girişimi olarak nitelenirken, zaten perakende ürün satışı yapan bir

şirketin internet üzerinden satışa başlaması bir internet girişimi olarak

nitelenmemektedir.